Metrobüste Gene TAciz

Metrobüste Gene TAciz

29 Mart 2019 234 Görüntüleme 0 Yorum 0 Beğeni

Bir sabah metrobüse binmiş gidiyordum. Bildiğiniz metrobüs manzaraları, kalabalık ve kesif. Birden arkamda bir el hissettim ve döndüğümde yaşlı başlı bir adamdı bunu yapan. Bağırmaya başladım. Adamsa görüntüsünün çizdiği imaja güvenerek “Ne diyorsun evladım!” falan dedi ama kapı açılır açılmaz kaçtı nedense. Ben sinirden elim ayağım titrer haldeydim. Ki eminim o adamın yanlışlıkla değmediğinden, bir insanı bununla itham etmenin ne kadar kötü olduğunu biliyorum.
Aynı günün akşamı eve dönmek için Zincirlikuyu’dan tekrar metrobüse bindim. Sabahki olaydan mütevellit kendime sote bir yer bulmaya çalıştım. Körüklü kısma geçtim ve sırtımı da o körüklere dayadım. Adeta stratejik bir kararın verdiği rahatlıkla yolun bitmesini bekliyordum. Cevizlibağ durağına yaklaşıyorduk sanırım ki ben birden kıllandım, çantam değiyordur diye çantamı indirdim. Eğer adam taciz ettiyse de vazgeçer anladığımı fark eder diye düşündüm. Lakin o pis beyinli ne düşündüyse artık alenen devam etti. Ben yine çığlığı bastım. Sabahki olayın da etkisiyle adama küfretmeye, insanları olayın vehametine ortak etmeye çalıştım. Fakat adam balici midir, psikopat mıdır, her ne ise “Pardon , nefsime hakim olamadım. Yanlış olduğunu biliyorum. Ama yapıyorum. Hadi sus artık da s.git.” gibi şeyler söylüyordu, hem de tek bir noktaya bakarak. Kan beynime sıçradı, hiç böylesiyle karşılaşmadım. Kimse de bulaşmıyor tabi, sakin ol gızım diyen teyzeler dışında.
İnmem gereken durak Şirinevler’di. Ve ben Şirinevler durağına yaklaşırken çantamdan bir kalem çıkardım, rotring marka ince uçlu bir şey. O an içimden dedim ki, eğer şu an bir şey yapmazsam, sinirimi akıtmazsam, Ömür boyu İstanbul’da tek başıma dışarı cıkamam. Kendimi boyun eğmiş, susmuş hissederim. Bu sinirimin şu an çıkması lazım diye düşündüm. Düşünmek de değil kısa zaman dilimlerinden bahsediyoruz, olayın heyecanı aslında. Şirinevlerde kapı açıldı, adamın suratına bir Joker sırıtışı yaptım ve kalemi karnına sapladım. Koşa koşa metrobüsten indim. Adamın orada öyle kalacağını düşünmüştüm ama yanılmışım, peşimden koşmaya başladı. İstanbul’un en kalabalık köprüsü olan Şirinevler köprüsünde can derdiyle insanları yararak koşmaya başladım. Biraz yavaş olsam, adam bana ne yapacaktı bilmiyorum. Dediğim gibi psikopat bir tipti. Hayatımın en uzun saniyelerinin sonucunda kendimi bir fast food restoranının tuvaletine attım. Yere yığıldım kaldım. Kendime gelmem beş on dakikamı aldı. Tabi oradan çıkamadım, ailemi aradım ve gelip beni aldılar tuvaletin kapısından.
Taciz olaylarıyla bir daha karşılaşmadım mı? Karşılaştım. Ama her seferinde böyle bir şey yapmam mümkün değil. Hele ki o korkuyu yaşadıktan sonra. Ama benimki kadar abartılı ve belki yanlış bir şekilde olmasa da, tüm insanları tacize karşı seslerini çıkarmaya davet ediyorum.
Yaptıklarımdan da pişman değildim. Ama eline silah veya tehlikeli bir madde verilmeyecek biri olduğumu o gün anladım. Her ne kadar o pis beyinli benim vücut bütünlüğüme saldırmış olsa da, kişilerin vücut bütünlüğüne saldırmanın ilkel bir yöntem olduğunu biliyorum. Bu nedenle artık öfkemi mantıklı yollarla dışa vurmak istiyorum.



Yorumlar (0)