Bal Şelalesi

Bal Şelalesi

29 Mart 2019 293 Görüntüleme 0 Yorum 0 Beğeni

televizyonu kapattım. saat artık 1 olmuştu. yavaş yavaş uykuya dalma vakti gelmişti.

dişlerimi fırçaladım, aynada kendime baktım. kaslarım hala sıkıydı, akşamki training'in etkisi devam ediyordu.

yatmadan maillerimi kontrol etmek için bilgisayarı açtım. anında mesajlaşma sisteminden bir mesaj geldi:

-selam mustafa, ne yapıyorsun :)

çitlembik kod adlı, üniversiteden arkadaşımdı. esas adı esra.

+iyidir esrambik, senden :), dedim.

iyi olduğunu, sadece uyku tutmadığını, canının sıkıldığını anlattı. epey dertleri varmış ve konuşacak birilerini arıyormuş.

isterse gelebileceğimi, onu dinleyeceğimi anlattım.

sevinirim dedi. ilk boşalmamı o anda yaşadım.

adresi aldım. pendik'te yaşıyordu. ben ise beylikdüzünde. arabam tamirde olduğundan, taksi çağırdım. o sırada da en güzel boksör külodumu ve temiz atletimi giymiştim bile. allah'tan hepsi ütülüydü.

ve taksi geldi. heyecanla "pendik" dedim. taksici çok çok sevindi. "ne bilecem sevindiğini, takla at da görelim" dedim.

tem çıkışında şarampole yuvarlandık ve 6 takla attık. neyse ki az sıyrıkla kurtulmuştuk. hemen başka taksi çağırıp yoluma devam ettim. bir yandan da cep telefonumdan mesaj çekiyordum:

-az kaldı, şu anda köprüdeyim:)

+aa öyle mi canım, hadi bekliyorum:)

(ikinci boşalma anı buydu...)

ikinci köprüde kaza olmuş, levent tarafından birinci köprüye geçtik. saat 3 olmuştu bu arada. birinci köprüde de tadilat varmış, trafikte bekledik biraz.

derken saat 4'e doğru pendik'e vardık. taksiciye tarif ettim.

-buralarda migros varmış, onun arka sokağından girecekmişiz.
+abi, benim adım arif... taksici arif derler, beylikdüzünde kime sorsan bilir...
-eee?
+arif'e tarif gerekmez , hahahahhaha:)))

(üçüncü boşalmam bu espriden sonra oldu)

en sonunda apartmanı bulduğumuzda esra giyinmiş, kapıda beni bekliyordu.

taksiden indim, 100 tl verdim, üstü kalsın dedim. taksici arfi abi:

-ne diyon lan davar, 325 tl tuttu!, dedi. kavga dövüş 320 tl'ye el sıkıştık.

esra'nın yanına koştum ve derdi her neyse, dinleyeme hazır olduğumu, geç kalmış olmama rağmen seve seve sabaha kadar oturabileceğimizi, iç çamaşırlarımı falan da değiştirdiğimi anlattım, yalnızca kulağının bir köşesinde not olsun diye.

fakat demez mi:

-ne diyorsun mustafa, servis bekliyorum ben; işe gideceğim!

saate baktım, 6:30 olmuştu. bari anahtarı vermesini, akşama kadar evde bekleyebileceğimi, bu akşam da dertleşebileceğimizi anlattım. olmaz dedi, servis geldi ve gitti esra.

ben de banliyö treni-vapur-iett otobüsü vasıtalarını kullanarak öğlen 13 sularında beylikdüzü'ne vardım. mutluydum, çünkü düzenli bir cinsel hayatım vardı.



Yorumlar (0)