Yonetici

Yonetici

Yönetici
  • Yonetici 29 Mart 2019 Karışık İtiraflar 3başlıklı bir hikaye yolladı.

    Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden sonra tahlil için gün verip "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin." diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. "Kahvaltıda ne ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler..."

    Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!

    Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler... "Baba bak bu mouse, yani fare." diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum. Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor. "Kızım gel bak, bu kurbağa çalışmıyor!"

    Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!" demiş. "Herkes anne ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli." Kendimi hiç bu kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!

    Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine, "Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum? Demiyorum!

    Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına "Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım yok çok şükür. Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum.

    Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız. Bilgilerine...

    Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn'de kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye annesine, "Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!" diye seslendi. Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu getirdi. "Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz."

  • Yonetici 29 Mart 2019 Karışık İtiraflar 2başlıklı bir hikaye yolladı.

    Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?"

    Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un kapatıldığını öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor. Acımı onunla paylaşmak istiyor ve "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da kapatılmış." diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten yorumunu ortaya atıyor hemen. "Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten? Tuvaletin süpürgesini de almışlar!"


    Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara içerken, yan pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp "Yakaladım! Hahaha!" diye bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir.

    Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir kadın olduğunu görünce "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa karşılık elini tuttuğu kadından "Dur daha s..madık kocam gelsin beraber s..arız." cevabını alan benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır beyfendinin "E karanlıktı ama!"

    Doktorunun "Kaç yaşındasın?" sorusuna "Sizce kaç gösteriyorum?" diye cevap veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...

    Kocama ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin, neremi kesip düzeltmek istersin?'' diye sordum. ''Dilini.'' dedi. Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...

    Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz. Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: ''Allah bir yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!'' Babam hariç ailecek utandık.

    Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve yine bekliyor...

    Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et" deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse ne diyeyim?"

    Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı?

  • Yonetici 29 Mart 2019 Karışık İtiraflar 1başlıklı bir hikaye yolladı.

    Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında Evlendirme Dairesi.

    Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman yeğenim oda cezası alıyor... Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor ''Gardiyaaannn, sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee... ''

    Hastanenin "Tıbbı Atık" bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör beklerken: "Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu görüp, "Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme." diyerek cevap veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.

    2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"

    Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç; artık babasından bile bahsetmiyoruz.

    İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!"


    Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun; "Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!

    Haftasonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!"

    4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni çalıştırsın diye yuttum." diyor. Nasıl yani ya?

    Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.

  • Yonetici 29 Mart 2019 Bal Şelalesibaşlıklı bir hikaye yolladı.

    televizyonu kapattım. saat artık 1 olmuştu. yavaş yavaş uykuya dalma vakti gelmişti.

    dişlerimi fırçaladım, aynada kendime baktım. kaslarım hala sıkıydı, akşamki training'in etkisi devam ediyordu.

    yatmadan maillerimi kontrol etmek için bilgisayarı açtım. anında mesajlaşma sisteminden bir mesaj geldi:

    -selam mustafa, ne yapıyorsun :)

    çitlembik kod adlı, üniversiteden arkadaşımdı. esas adı esra.

    +iyidir esrambik, senden :), dedim.

    iyi olduğunu, sadece uyku tutmadığını, canının sıkıldığını anlattı. epey dertleri varmış ve konuşacak birilerini arıyormuş.

    isterse gelebileceğimi, onu dinleyeceğimi anlattım.

    sevinirim dedi. ilk boşalmamı o anda yaşadım.

    adresi aldım. pendik'te yaşıyordu. ben ise beylikdüzünde. arabam tamirde olduğundan, taksi çağırdım. o sırada da en güzel boksör külodumu ve temiz atletimi giymiştim bile. allah'tan hepsi ütülüydü.

    ve taksi geldi. heyecanla "pendik" dedim. taksici çok çok sevindi. "ne bilecem sevindiğini, takla at da görelim" dedim.

    tem çıkışında şarampole yuvarlandık ve 6 takla attık. neyse ki az sıyrıkla kurtulmuştuk. hemen başka taksi çağırıp yoluma devam ettim. bir yandan da cep telefonumdan mesaj çekiyordum:

    -az kaldı, şu anda köprüdeyim:)

    +aa öyle mi canım, hadi bekliyorum:)

    (ikinci boşalma anı buydu...)

    ikinci köprüde kaza olmuş, levent tarafından birinci köprüye geçtik. saat 3 olmuştu bu arada. birinci köprüde de tadilat varmış, trafikte bekledik biraz.

    derken saat 4'e doğru pendik'e vardık. taksiciye tarif ettim.

    -buralarda migros varmış, onun arka sokağından girecekmişiz.
    +abi, benim adım arif... taksici arif derler, beylikdüzünde kime sorsan bilir...
    -eee?
    +arif'e tarif gerekmez , hahahahhaha:)))

    (üçüncü boşalmam bu espriden sonra oldu)

    en sonunda apartmanı bulduğumuzda esra giyinmiş, kapıda beni bekliyordu.

    taksiden indim, 100 tl verdim, üstü kalsın dedim. taksici arfi abi:

    -ne diyon lan davar, 325 tl tuttu!, dedi. kavga dövüş 320 tl'ye el sıkıştık.

    esra'nın yanına koştum ve derdi her neyse, dinleyeme hazır olduğumu, geç kalmış olmama rağmen seve seve sabaha kadar oturabileceğimizi, iç çamaşırlarımı falan da değiştirdiğimi anlattım, yalnızca kulağının bir köşesinde not olsun diye.

    fakat demez mi:

    -ne diyorsun mustafa, servis bekliyorum ben; işe gideceğim!

    saate baktım, 6:30 olmuştu. bari anahtarı vermesini, akşama kadar evde bekleyebileceğimi, bu akşam da dertleşebileceğimizi anlattım. olmaz dedi, servis geldi ve gitti esra.

    ben de banliyö treni-vapur-iett otobüsü vasıtalarını kullanarak öğlen 13 sularında beylikdüzü'ne vardım. mutluydum, çünkü düzenli bir cinsel hayatım vardı.

  • Yonetici 29 Mart 2019 Metrobüste Gene TAcizbaşlıklı bir hikaye yolladı.

    Bir sabah metrobüse binmiş gidiyordum. Bildiğiniz metrobüs manzaraları, kalabalık ve kesif. Birden arkamda bir el hissettim ve döndüğümde yaşlı başlı bir adamdı bunu yapan. Bağırmaya başladım. Adamsa görüntüsünün çizdiği imaja güvenerek “Ne diyorsun evladım!” falan dedi ama kapı açılır açılmaz kaçtı nedense. Ben sinirden elim ayağım titrer haldeydim. Ki eminim o adamın yanlışlıkla değmediğinden, bir insanı bununla itham etmenin ne kadar kötü olduğunu biliyorum.
    Aynı günün akşamı eve dönmek için Zincirlikuyu’dan tekrar metrobüse bindim. Sabahki olaydan mütevellit kendime sote bir yer bulmaya çalıştım. Körüklü kısma geçtim ve sırtımı da o körüklere dayadım. Adeta stratejik bir kararın verdiği rahatlıkla yolun bitmesini bekliyordum. Cevizlibağ durağına yaklaşıyorduk sanırım ki ben birden kıllandım, çantam değiyordur diye çantamı indirdim. Eğer adam taciz ettiyse de vazgeçer anladığımı fark eder diye düşündüm. Lakin o pis beyinli ne düşündüyse artık alenen devam etti. Ben yine çığlığı bastım. Sabahki olayın da etkisiyle adama küfretmeye, insanları olayın vehametine ortak etmeye çalıştım. Fakat adam balici midir, psikopat mıdır, her ne ise “Pardon , nefsime hakim olamadım. Yanlış olduğunu biliyorum. Ama yapıyorum. Hadi sus artık da s.git.” gibi şeyler söylüyordu, hem de tek bir noktaya bakarak. Kan beynime sıçradı, hiç böylesiyle karşılaşmadım. Kimse de bulaşmıyor tabi, sakin ol gızım diyen teyzeler dışında.
    İnmem gereken durak Şirinevler’di. Ve ben Şirinevler durağına yaklaşırken çantamdan bir kalem çıkardım, rotring marka ince uçlu bir şey. O an içimden dedim ki, eğer şu an bir şey yapmazsam, sinirimi akıtmazsam, Ömür boyu İstanbul’da tek başıma dışarı cıkamam. Kendimi boyun eğmiş, susmuş hissederim. Bu sinirimin şu an çıkması lazım diye düşündüm. Düşünmek de değil kısa zaman dilimlerinden bahsediyoruz, olayın heyecanı aslında. Şirinevlerde kapı açıldı, adamın suratına bir Joker sırıtışı yaptım ve kalemi karnına sapladım. Koşa koşa metrobüsten indim. Adamın orada öyle kalacağını düşünmüştüm ama yanılmışım, peşimden koşmaya başladı. İstanbul’un en kalabalık köprüsü olan Şirinevler köprüsünde can derdiyle insanları yararak koşmaya başladım. Biraz yavaş olsam, adam bana ne yapacaktı bilmiyorum. Dediğim gibi psikopat bir tipti. Hayatımın en uzun saniyelerinin sonucunda kendimi bir fast food restoranının tuvaletine attım. Yere yığıldım kaldım. Kendime gelmem beş on dakikamı aldı. Tabi oradan çıkamadım, ailemi aradım ve gelip beni aldılar tuvaletin kapısından.
    Taciz olaylarıyla bir daha karşılaşmadım mı? Karşılaştım. Ama her seferinde böyle bir şey yapmam mümkün değil. Hele ki o korkuyu yaşadıktan sonra. Ama benimki kadar abartılı ve belki yanlış bir şekilde olmasa da, tüm insanları tacize karşı seslerini çıkarmaya davet ediyorum.
    Yaptıklarımdan da pişman değildim. Ama eline silah veya tehlikeli bir madde verilmeyecek biri olduğumu o gün anladım. Her ne kadar o pis beyinli benim vücut bütünlüğüme saldırmış olsa da, kişilerin vücut bütünlüğüne saldırmanın ilkel bir yöntem olduğunu biliyorum. Bu nedenle artık öfkemi mantıklı yollarla dışa vurmak istiyorum.

  • Yonetici 29 Mart 2019 Eşim çok ciddi ve sıkıcı biribaşlıklı bir hikaye yolladı.

    Eşim çok ciddi ve sıkıcı biri. Hiç eğlenceli yanı yok. Maddi durumu çok iyi. Zaman zaman internetten birilerini buluyorum. Bulmak hiç zor olmuyor. Herkes birşeylere aç internette. Sanırım erken yaşta evlilik yapan herkes bu durumda. Artık kadınlarda bazı şeyleri kendilerine itiraf ediyorlar. Orda ki herkes sevgiye, ilgiye, sekse kadar aç. Tıpkı benim gibi…

  • Yonetici 29 Mart 2019 Bazen bakıyorumda ben bu adamla nasıl evlenmişimbaşlıklı bir hikaye yolladı.

    Eşimle 19 yaşımda evlendim. Ailemi hiç dinlemedim bu konuda. Aramızda ciddi bir uçurum oldu. Bazen bakıyorumda ben bu adamla nasıl evlenmişim. İkiz çocuklarımız var. Elimi, kolumu bağlıyorlar. Çok iyi biri ama sadece iyi olması yetmiyor. Ben de mutluluğu bazen dışarıda arıyorum. Kısa süreli ilişkilerim oluyor.

  • Yonetici 29 Mart 2019 Rumuz : Yöneticibaşlıklı bir hikaye yolladı.

    Benim eşimi aldatmam tamamen sekse dayalı. Belki de bir hastalık benimkisi bilmiyorum. Sürekli ilişki yaşıyorum. Ama kısa süreli. Uzun süreli bir ilişkim hiç olmadı. Uzamaya başlarsa ben uzuyorum.

  • Yıllar önce çok severek ve bayağı mücadele ederek evlendik. Eşimin arkadaşı Kemal sık sık bize geliyordu. Hatta sürekli içki sofrası kuruyordum onlara. Çok yakın arkadaştılar. Eşimle aramızda problemler başlamıştı. Kemal çok yakışıklıydı. Bazen onu düşünüyordum. Ama onun bana bakma ihtimalini pek vermiyordum. Bazen şakalaşıyorduk bile. Hatta arada onlara eşlik bile edip bir duble rakı içiyordum onlarla. Onun geleceği günler kendime daha bir özen gösteriyordum. Eşimse aklı beş karış havada bunun farkında bile değildi. Daha sonraki zamanlarda Kemal’in bakışlarını yakalamaya başladım. Çok hoşuma gitti bu. Bende bakmaya başladım ona. Birgün eşim yokken eve geldi. Hiç konuşmadan sevişmeye başladık. Sonra ben ayrıldım. Bana ev tuttu. Bu ilişki yıllarca sürdü. Evime kadar aldı. Artık çok yaşlanmıştı. Bu şekilde bitti bu ilişki. Tam 20 sene sürdü. Hiç pişman değilim.

  • Yonetici 29 Mart 2019 Artık seks hayatımız yok denecek kadar azbaşlıklı bir hikaye yolladı.

    Eşim benden yaşça büyük. Sevdiğimi sanmıştım. Aslında başka bir kız arkadaşı vardı kafesinde çalışan kasiyerin kızı. Bende kafede çalışıyordum. O kızla olan ilişkisini saklıyordu. Kız benden bile yaşça küçüktü. Sonra bizim ilişkimiz başladı. Sanırım kadınsal bir rekabetten adamı kendime bağlamak için çok çaba gösterdim. Sonunda evlendik. Sonra bir gün eski erkek arkadaşımla karşılaştım. Çok yakışıklı ve gençti. Kocam ise daha da yaşlandı. Artık seks hayatımız yok denecek kadar az. Tabii ki onunla böyle.